Bağlam temelli soru: bir format değil, işlevsel bir ilişki.
Uzun metin değildir. Görselli soru değildir. Hikâye değildir. MEB'in 123 sayfalık kılavuzunun özü tek cümlede toplanır:
Bağlam temelli olma özelliği, sorunun formatında değil bağlam ile soru arasındaki işlevsel ilişkide ve öğrencinin bilgiyi kullanma biçiminde ortaya çıkar.
Bağlam ne zaman işlevseldir?
Kılavuzun ayrımı tek bir ilkeye dayanır: bağlam, çözümün içinde bir yer tutuyor mu, yoksa sorunun etrafına giydirilmiş bir kılıf mı?
Öğrenci metne hiç bakmadan, yalnızca ön bilgisiyle doğru cevaba ulaşabiliyor. Bağlam süs görevi görüyor; kılavuz nettir: "Bağlam yalnızca bir dekor işlevi görmemelidir."
Çözümün kuralını bağlam belirliyor; öğrenci veriyi kullanmak, ayıklamak ve yorumlamak zorunda. Bilgi tek başına yetmez, bilginin o duruma taşınması gerekir.
Üç kuşak soru
Kurumların elindeki havuzların büyük bölümü ilk iki kuşakta. Aradaki fark bir üslup tercihi değil, ölçülen şeyin değişmesidir.
Kılavuz neyi değiştirdi: yazarlıktan ölçüte
Kılavuzun asıl getirdiği şey örnek sorular değil, bir kabul çerçevesidir: soru yazımı serbest yazarlıktan çıkıp dört alanda tanımlı on dört ölçüte bağlandı. Bir sorunun geçerli sayılması için bu ölçütlerin tamamını aynı anda karşılaması gerekir — on üçünü karşılayıp birini kaçıran soru da elenir.
